Kalıcı Makyaj Öncesinde Bilinmesi Gerekenler
· 5 dk okuma
Kararın neden renkten önce formda verildiği, provanın işi nasıl kolaylaştırdığı ve ilk görüşmede gerçekte neyin konuşulduğu üzerine.

Kalıcı makyaj kararı, çoğu kişinin uzun süre düşünüp bir anda verdiği kararlardan biri. Düşünülen sürenin çoğu da yanlış sorulara ayrılıyor.
Bu yazı, kararın gerçekte neye bakılarak verildiğini ve ilk görüşmede neyin konuşulduğunu anlatıyor. Sorunun doğru kurulması, bu başlıkta işin yarısı.
Karar renkte değil formda veriliyor
En sık düşünülen konu renk. Oysa kararın belirleyici tarafı form.
Form, yüz hatlarınıza ve gündelik görünümünüze göre birlikte çiziliyor. Renk ancak form beğenildikten sonra konuşuluyor ve zaten formun içinde oturuyor.
Bu sıralamayı bilmek, görüşmeye gelirken kafanızdaki soruları da değiştiriyor.
Formu önce görmek neyi değiştirir
Bir formu denemeden benimsemek, sonradan yapılan değişikliklerin en sık sebebi. Çizerek görmek bu sebebi büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Aynada kendi yüzünüzde görmek, tarif etmekten farklı bir şey. Kelimelerle anlatılan bir kaş ile çizilerek gösterilen bir kaş çoğu zaman aynı çıkmıyor.
Beğenmediğiniz bir noktayı uygulamaya geçmeden söyleyebilmeniz, bu adımın tek amacı.
Bir kalıcılık süresi neden yazmıyoruz
Bu başlıkta en çok aranan bilgi bir süre. Vermiyoruz ve sebebini yazıyoruz.
Süreyi belirleyen şey tek bir değişken değil: cildin yapısı, günlük alışkanlıklarınız, güneşle ilişkiniz ve sonrasındaki bakım birlikte etkiliyor. Bu değişkenler kişiden kişiye değiştiği için genel bir sayı çoğu kişi için yanlış oluyor.
Söylenebilecek olan, süreyi neyin değiştirdiği. Bunu bilmek, bir sayı bilmekten daha çok işe yarıyor.
Görüşmede ne konuşuluyor
Görüşme, ne istediğinizi kendi cümlelerinizle duymakla başlıyor. Doğal bir görünüm mü, daha belirgin bir form mu, yoksa yalnızca bir düzen mi.
Ardından gündelik alışkanlıklarınız konuşuluyor. Her sabah kaşınızı şekillendiriyor musunuz, ne kadar zaman ayırıyorsunuz, bakımı sürdürmeye istekli misiniz. Bunlar kararın gerçek belirleyicileri.
Son olarak cildin o dönemki durumu değerlendiriliyor. Uygunluk buna bakılarak belirleniyor.
Karar vermek zorunda değilsiniz
Görüşme sonunda uygulamaya geçilmesi gerekmiyor. Yalnızca konuşup planı görmek ve kararı sonraya bırakmak tamamen mümkün.
Bunu bir nezaket cümlesi olarak yazmıyoruz. Bu başlıkta acele edilerek verilen kararlar, sonradan en çok pişmanlık yaratanlar.
Düşünmek için zaman istemek son derece olağan ve bunu söylemekte tereddüt etmenizi istemeyiz.
Cilt yapısının payı
Cildin yağ dengesi bu başlıkta en sık gözden kaçan etken. Aynı teknik, farklı ciltlerde farklı duruyor.
Bu yüzden hangi tekniğin gündeme geleceği yalnızca istediğiniz görünüme değil, cildinize de bağlı. İkisi görüşmede birlikte değerlendiriliyor.
Bu değerlendirmeyi bir yazıya bakarak yapmak mümkün değil. Yazının yapabileceği şey, hangi soruların sorulacağını göstermek.
Uygunluk ve beklemek
Uygunluk seans öncesinde değerlendiriliyor. Yüzeyin zorlandığı bir dönemdeyseniz beklemek ilerlemekten daha doğru olabiliyor.
Uygun bulunmadığında bunun açıkça söylenmesi beklenir. Bunu bir geri çevirme olarak okumamak gerekir; bu başlıkta zamanlama, uygulamanın kendisi kadar belirleyici.
Bir uygulamayı ertelemek, uygun olmayan bir dönemde yapmaktan her zaman daha iyi.
Sonrasındaki dönem
Sonrasında yapılacaklar kişiye göre değişiyor ve size özel olarak söyleniyor. Genel yaklaşım ise değişmiyor: bölgeyi zorlamamak, ovmamak ve korumayı sürdürmek.
Güneş koruması bu başlıkta da belirleyici bir alışkanlık ve süreyi doğrudan etkiliyor.
Burada bir gün sayısı yazmamamızın sebebi, size söylenen cümlenin yerine geçmeye çalışmamak.
Özel gün planlaması
Bu başlık özel bir gün öncesinde en sık sorulanlardan biri. Buradaki tek gerçekçi öneri, planlamayı son güne bırakmamak.
Formu görmek, cildin nasıl karşılık verdiğini izlemek ve gerekirse ince ayar yapmak için zamana ihtiyaç var. Tarih önceden bilindiğinde plan ona göre kuruluyor.
Güne yakın dönemde yeni bir şey denememek, bu başlıktaki tek sade kural.
Bu sayfada fiyat neden yok
Bu sitede hiçbir sayfada fiyat paylaşmıyoruz. Sebebi sabit bir içerik listesi olmaması: hangi adımların yer alacağı görüşmede belirleniyor.
Bir aralık vermek ya da başlangıç noktası göstermek, size gerçek olmayan bir çerçeve sunmak olurdu. Konuşarak netleşen bir karşılık, tahmin edilerek verilen bir rakamdan hem daha doğru hem de daha adil.
Bunu bir eksiklik olarak değil, bir tercih olarak okumanızı isteriz.
Neden acele edilmemesi gerekiyor
Bu başlıkta acele, kararın kendisinden daha çok soruna yol açıyor. Görüşmeye gelmeden önce uzun süre düşünmüş olmak, görüşmede hızlı karar vermeyi gerektirmiyor.
Formu görmek, üzerinde konuşmak ve bir gün düşünmek çoğu zaman kararı netleştiriyor. Aynı formu ertesi gün de beğeniyorsanız, o form gerçekten sizin istediğiniz form demektir.
Bunu bir satış tekniği olarak yazmadığımızı da söyleyelim. Kararı erteleyen kişilerin sonradan daha memnun olduğunu görmek, bu yaklaşımın tek sebebi.
Doğal görünüm ne demek
Görüşmelerde en sık duyulan cümle "doğal olsun". Bu cümle herkeste farklı bir görüntü çağrıştırdığı için tek başına yeterli olmuyor.
Birinin doğal dediği form, bir başkası için belirgin sayılabiliyor. Bu yüzden kelimeyi çizerek somutlaştırmak, konuşarak tarif etmekten daha güvenilir bir yol. Aynada görülen bir form üzerinde anlaşmak, kelimeler üzerinde anlaşmaktan çok daha kolay.
Bu adım biraz zaman alıyor ve almasında da fayda var. Acele edilen bir form kararı, sonradan en çok değiştirilmek istenen karar oluyor.
Bakımı sürdürmeye istekli misiniz
Bu soru ilk bakışta ilgisiz görünüyor ama kararın gerçek belirleyicilerinden biri. Her uygulama bir bakım gerektiriyor ve bu bakımın sürdürülüp sürdürülmeyeceği sonucun nasıl okunacağını doğrudan etkiliyor.
Sabahları kaşınıza zaman ayırmayı sevmiyorsanız bu bilgi karara dâhil. Sürdürmesi kolay bir seçim, bakımı yoğun bir seçimden çoğu zaman daha tatmin edici oluyor.
Bunu görüşmede açıkça söylemenizi isteriz. İdeal cevabı vermek yerine gerçek cevabı vermek, planı sizin hayatınıza oturtan şey.
Sık karşılaşılan iki durum
Birincisi, bir görselden yola çıkmak. Beğendiğiniz bir görüntüyü getirmek son derece faydalı; ama o görüntünün başka bir yüzde, başka bir ışıkta ve başka bir cilt yapısında oluştuğunu akılda tutmak gerekiyor.
İkincisi, kararı bir kerede vermeye çalışmak. Bu başlıkta kademeli ilerlemek her zaman mümkün. Daha ölçülü bir formla başlayıp sonradan belirginleştirmek, tersini yapmaktan çok daha kolay.
Her iki durumda da ilk soru aynı: gündelik hayatınızda kendinizi nasıl görmek istiyorsunuz.
Diğer başlıklarla ilişkisi
Kirpik tarafını da aynı döneme yerleştirmek isterseniz, sonrasında neyin belirleyici olduğunu kirpik lifting sonrası bakımı anlattığımız yazıda bulabilirsiniz.
Kaş formunda hangi tekniğin gündeme geleceğine karar veriyorsanız microblading ile pudra kaşı karşılaştırdığımız yazı kararın neye bakılarak verildiğini anlatıyor. Uygulamanın genel çerçevesi için kalıcı makyaj üzerine yazdığımız yazı iyi bir başlangıç.
Ayrıntıları kalıcı makyaj sayfasında bulabilirsiniz.
Kısaca
- Karar renkten önce formda verilir; form beğenilmeden renge geçilmez.
- Formu önce çizerek görmek, güne yakın yapılan değişikliklerin en sık sebebini ortadan kaldırır.
- Bir kalıcılık süresi yazmıyoruz; süreyi cilt, alışkanlıklar ve bakım belirliyor.
- Görüşme sonunda uygulamaya geçilmesi gerekmiyor; kararı sonraya bırakmak mümkün.
Sık sorulan sorular
Rengi nasıl seçiyoruz?
Renk, form beğenildikten sonra konuşuluyor. Cildin tonu ve gündelik görünümünüz birlikte değerlendiriliyor.
Beğenmezsem ne oluyor?
Form çizilerek gösterildiği için beğenmediğiniz noktayı uygulamaya geçmeden söyleyebiliyorsunuz. Karar sizin.
Özel bir günden ne kadar önce planlamalıyım?
Bir sayı yazmıyoruz. Tek gerçekçi öneri, planlamayı son güne bırakmamak ve tarihi görüşmede söylemek.
Bu uygulamalar kozmetik bakım amaçlıdır ve tıbbi bir hizmetin yerine geçmez.
Aklınıza takılan bir şey mi var?
Merak ettiklerinizi yazabilirsiniz; açılışla birlikte size dönüş yapacağız.